Seyahatlerim ve yaşam tarzım...

  • Zeynep

Yine Yeniden Rotterdam...

Herkese Merhaba,



Bildiğiniz üzere bugün ailemle Rotterdam'a geldik. Annemler okulu bir kez daha görüp yaşayacağım yeri detaylıca gezmek istediler. Kısa bir gezi olacak, dört gün sonra dönüyoruz ki zaten daha fazla kalmayı da planlamıyorduk.


Uçaktayken annem bana bir sürpriz yaptı, suşi getirdi. Son zamanlarda canım çok çekiyordu, yemiş oldum. Instagram'dan takip ediyorsanız hikayemde de paylaşmıştım. Sürekli ağlayan bir bebek yüzünden başım çatlamak üzereyken iyi bir morel oldu. Bebek bütün yol boyunca susmak bilmedi ve çığlık çığlığa ağladı. ne düşürsünüz bilmem ama ben çocukları hiç sevmem, ilerleyen yaşlarda da çocuk sahibi olmayı düşünmüyorum bu yüzden. Çocukların ve bebeklerin bırakın ağlamarını gülmelerine dahi katlanamadığım zamanlarım olabiliyor. Yanlış anlamayın, uzaktan çok severim. Bana şöyle güzel tontiş bir bebek fotoğrafı gösterseniz tepkim hemen "Aaa ne kadar tatlı" demek olur, gerçekten sevimli de bulurum. Yani, uçakta durmadan çığlık atan bir bebeğin olması benim için tam bir işkenceydi ve çok sinirlendim. Fakat hiçbir şey yapmadım çünkü uyarıda bulunmak ya da bebeğin annesine sert bir tepki vermek hiçbir şeyi değiştirmeyecekti. Kadıncağız zaten çocuğu susturabilse susturacak, bir çözüm bulamamış ki bebek hala ağlıyor. Üstelik kimsenin elinde olan bir şey değil, çünkü bile isteye yapılan bir iş değil. Bu sebeple sıktım dişimi oturdum ben de. İtiraf edeyim, eğer yolculuk 3 saat değil de 4 saat sürüyor olsaydı, muhtemelen ben de başlamıştım çığlıklara.


Sıkıntılı geçen bir uçak yolculuğundan sonra bindik Amsterdam'dan trene Rotterdam'ın yolunu tuttuk. 25 dakika sonra gelmiştik seneye yaşayacağım şehre.


Rotterdam'ın Avrupa'daki diğer kentlerden daha farklı bir mimariye sahip ve modern görünümlü olduğunu bundan önceki yazımda söylemiştim. Fikrim hala geçerli. Rotterdam'in kişide uyandırdığı duygular klasik Avrupa şehirleri gibi değil. Turistik amaçlı dizayn edilmş bir görünümü yok ve bu durum sanki bu liman kentinde yaşayan bir vatandaşmışız izlenimini veriyor bize.



Bu kez dikkatimi çeken şeylerden biri bir sürü Türk olmasıydı. Geçen yaz Almanya'ya gitmiş, büyük kentlere hiç uğramamış ve sadece kasabaları gezmemize rağmen Türklerle karşılaşmıştık. Rotterdam'ın en ünlü yerlerinden biri olan ve içerisinde farklı mutfakları barındıran Markthall'da bile toplam 10 - 15 restoran Türklerin elindeydi. Ayrıca, hiçbiri dönerci değildi bunların, hepsi kızarmış balık ya da deniz mahsülü gibi bu bölgenin kültürüne özel yiyecekler satıyordu. Vejeteryan olmaya çalışan presketeryan bir Türk olarak durumun etikliğini pek de tartışmak istemiyorum. Şahsen Türkiye'de dahi döner yemeyen insanım, yurtdışındaki Türklerin neden kendi kültürel yemeklerini yaymıyor oldukları hakkında yorum yapacak değilim. Yine de Markthall'da ev yemekleri satan bir yer görmek fena olmazdı. Gelecek yıl anneannemin bamyasını, Mürvet teyzemin pırasalı böreğini ve taze fasulyesini çok özleyeceğim.



Otelimiz gerçekten çok sevimli. Zaten "hotel" değil "hostel". Resepsiyon katında mutfağımız, oturacak alanımız var. İstesek malzeme getirir kendimize yemek bile hazırlarız. Ayrıca, otelin hemen tren istasyonunun karşısında olması da bir hayli işimize yaradı çünkü GPS'imiz annemin telefonuydu ve onun da şarjı bitmek üzereydi. İstasyondan çıktıktan sonra bir iki adım atınca oteli bulduk. İsmi Sparks. Bir çin restoranının dibinde ufacık bir yer olmasına karşın kaldığımız oda inanılmaz ferah. Amsterdam'dan Rotterdam'a yaptığımız tren yolculuğunun öncesinde 3 saatlik bir uçak yolculuğu gerçekleştirdiğimizden bir hayli yorulmuştuk. Biz de kendimizi otelimize attık ve biraz dinlendik. Sonrasında acıkmış olduğumuz için Markthall'a gidip kızarmış balık ve deniz mahsülü yedik (resimlerde hepsi yok). Üstüne bir de tatlı niyetine yoğurlu dondurma... Anlayacağınız Şekersiz 21 Gün'ü bozmadan sağ salim kurtardım gezinin ilk aşamasını.


Yarın üniversiteme gidiyorum, kalacağım binaya şöyle bir göz atacağız. Bir de eski bir limanı varmış Rotterdam'ın oraya gideceğiz. İş çok anlayacağınız, iyi dinlenmek gerek öncesinde. Kendinize iyi bakın, görüşmek üzere!

3 görüntüleme
  • Grey YouTube Icon
  • Grey Pinterest Icon
  • Grey Instagram Icon
This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now